Her insanın özlediği birçok şey vardır. Uzun süre bira içmezsin, içtiğin bira sana dünyanın en lezzetli birası gibi gelir ama aynı akşam içtiğin diğer biralar onun kadar lezzetli olmaz. Hatta ilk yudumla sonradan aldığın yudumlar arasında da farklar vardır. İlk bira herzaman güzeldir ama ilk yudumun yeri apayrıdır. Ama birayı sevmeye devam edersin.
2009 yazında eksinden yakın arkadaşım olan Umut'la birlikte Avrupa Seyahatine çıkmıştık. O zamanlardan hatırladığım özlem Coca-Cola idi. Amsterdam, Paris gerçekten pahalı şehirler, özellikle bir Türk vatandaşı için son derece pahalı. 1 litre suya 2€ veya 500ml kolaya 5€ vermek geçrekten koyuyo insana. Ordan başladıktan sonra hiç kola içmedim. Zürihe gelene kadar. Fastfood dükkanlarında da içmedim kola çünkü Avrupa'da sık sık karşıma çıkan lezzetten yoksun garip meyveli içecekleri tercih ettim. Türkiye'de bir hamburgerciye gittiğim zaman favorim koladır. O kola o kadar bayağı ve normal bir içecektir ki o hamburger yanında, zevkine varamazsın. Zürih'te içtiğim kolayı sizlere anlatamam. 3küsür İsviçre Frangı karşılıgında aldığım o kola sanırım tattığım en lezzetli kola idi.
Arkadaşlar önemlidir, kola gibidir. Uzun süre tadlarına bakmayınca onları gerçekten çok özlediğinizi farkediyosunuz. Eminim herkes yaşamıştır. Ama araya mesafe girdikten sonra muhabbetin ilk 10 dakkasından sonrası, o ilk 10 dakkayı gerçekten aratıyor.
Gazı kaçmış Cola-Turka'yı da hiç mi hiç özlemem, o ayrı.
Thursday, 14 January 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment